Kolesterol yüksekliği, kişinin metabolizmasıyla ilgilidir. Metabolizması yavaşlamış insanlarda kolesterolün yükselmesi kaçınılmazdır. Bu kişilerde metabolizmayı normale getiren veya hızlandıran tedaviler, kolesterol ilacı kullanmaksızın da kolesterolün düşmesini sağlayabilir. Bunun en tipik örneği tiroid hormon yetmezliği (hipotiroidi) hastalığıdır. Bu hastalığı olan kişiler, yiyeceklere ne kadar dikkat etseler de tiroid hormon yetmezliği tedavi edilmediği sürece kolesterol düşmez.
Şişmanlarda kolesterol yüksekliği sık görülür. Sanıldığının aksine, her şişman hastada metabolizma yavaşlaması söz konusu değildir. Hatta son zamanlarda yayınlanan bilimsel araştırmalar, şişman hastaların yaktığı günlük kalori miktarının, şişman olmayan normal insanlardan daha fazla olduğunu göstermiştir. Şişmanlarda kolesterol yüksekliğinin en önemli nedeni alınan fazla kalori miktarıdır. Aşırı veya yanlış beslenme nedeniyle alınan fazla kalorinin bir kısmı, yağa dönüşüp yağ hücrelerinde depolanıp şişmanlığa katkıda bulunurken geriye kalanı kolesterole dönüşüp kanımızda dolaşır.
Aslında vücudumuzun bir miktar kolesterole ihtiyacı vardır. Bu kolesterol, vücudumuz için gerekli bir çok hormonun ana maddesini oluşturur. Ancak, gereğinden fazla kolesterol kalp ve beyin başta olmak üzere bir çok organa zarar verir.
Kaç Tür Kolesterol Vardır? Hepsi Zararlı Mıdır?
Kolesterol genel bir kelimedir. 4 ana türü vardır:
1) Total Kolesterol (Toplam Kolesterol): halk arasında “Kolesterolüm yüksek” dendiğinde anlaşılması gereken kolesterol budur. Son yıllarda bu kolesterolün yüksekliği hekimler için ciddi bir anlam taşımaktan uzaklaşır olmuştur. Toplam kolesterolün 200’ün altında olması gerekir.
2) LDL (Low Density Lipoprotein) Kolesterol: En tehlikeli kolesteroldür. Bu kolesterolün yüksekliği kişinin kalp ve beyin damarlarındaki tıkanma açısından en önemli risk unsurudur. Halk arasında “kötü” kolesterol olarak adlandırılır. Bu kolesterolün düşük olması makbuldür. Sigara içmek, şişmanlık ve spor yapmamak bu kolesterolü yükseltir. LDL kolesterolün 130’ün altında olması gerekir.
3) VLDL (Very Low Density Lipoprotein) Kolesterol: LDL’den daha da tehlikelidir. Ancak, ülkemizde ölçümü sık yapılmamakta, hekimler tarafından henüz tam olarak kullanılmamaktadır. Halk arasında “çok kötü” kolesterol olarak adlandırılır. Bu kolesterolün düşük olması makbuldür. Sigara içmek, şişmanlık ve spor yapmamak bu kolesterolü yükseltir.
4) HDL (High Density Lipoprotein) Kolesterol: Koruyucu kolesteroldür. Halk arasında “iyi” kolesterol olarak adlandırılır. Bu kolesterolün yüksek olması makbuldür. Sağlıklı beslenmek, sakin bir yaşam ve spor yapmak bu kolesterolü yükseltir. HDL kolesterolün 45’in üzerinde olması gerekir.
Kolesterol Risk Oranı Nedir?
Bir insanda toplam kolesterol yüksek olabilir ancak HDL kolesterolü yüksek ise risk teşkil etmez. İşte risk hesabı için aşağıdaki oran hesaplanır:
Risk Oranı: Toplam Kolesterol / HDL Kolesterol
Bu hesaplamayı, evde basit bir hesap makinesi ile yapabilirsiniz. Toplam kolesterol rakamını HDL kolesterol rakamına bölerseniz bu oran çıkar. Bu oranın 4.6’dan daha düşük olması tercih edilir.
İlaç Kullanımı ve Kesilmesi
Kolesterol ilaçları, akşam saat 21:00 (akşam 9:00) civarında alınmalıdır. Bu ilaçların neredeyse tamamı karaciğer üzerinden etki gösterdiği için karaciğerin en uygun olduğu saatte alınması gerekir. Karaciğerin en uygun olduğu saat ise akşam 21:00 civarındadır.
Belirli bir süre kolesterol ilacı kullandıktan sonra kolesterol düşünce ilacı kesmek çoğunlukla kolesterolün tekrar yükselmesine neden olur. Bunun olmaması için; kolesterolü yüksek hastalara yeterli açıklama yapıp kolesterolün neden yükseldiği, kullanacağı ilacın kolesterolü düşürebileceği ancak bunun tekrarlamasını önlemek ve daha yüksek dozda kolesterol ilacı kullanmamak için sağlıklı beslenme kurallarının anlatılması, sigarayı bırakmasının sağlanması ve mutlak surette spor yapmaya teşvik edilmesi gerekir. Kolesterol ilacı ile kolesterol düştükten sonra ilacı birden kesmek yerine dozu azaltarak bir süre daha hastayı gözlemek ve kolesterol yükselmiyorsa hastanın kolesterol konusunda bilincini yükselterek ilacı kesmek en uygun yoldur.
Kolesterol İlaçları Karaciğeri Bozar Mı?
Son zamanlarda kullanılan kolesterol ilaçları karaciğer üzerine en az düzeyde etki eden ilaçlardır. Özellikle statin grubu ilaçlar, ortalama dozlarda kullanıldığı sürece karaciğer üzerine zarar vermemektedir. Ancak, yüksek dozlarda kullanılırsa zarar verebilir, bu nedenle kolesterol ilacı kullanan kişilerin SGOT, SGPT, GGT, alkalen fosfataz gibi testlerle karaciğerinin durumu takip edilmelidir. Kolesterol ilaçları dışında karaciğere zarar verebilen diğer ilaçlar ile birlikte kolesterol ilaçları kullanılırken hastaların karaciğeri daha yakından izlenmelidir. Sarılık ve diğer karaciğer hastalıkları olanlarda da kolesterol ilaçlarının kullanımı ayrı bir özen gerektirir.